Menu

Helenistik Krallık ve Yükselişi II.Kısım

⏱ 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Helenistik Krallık ve Yükselişi II.Kısım

İskender, Hellas’taki düşmanlarının defterini dürdükten sonra, babasının tasarladığı Pers seferinin hazırlığını yaptı. 334 yılında, İskender’in Asya’ya götürdüğü ordu büyük bir ordu değildi (30.000 piyade, 5.000 süvari ve 160 gemi). Ama son Akhaimenidlerin Pers devleti görünüşte güçlü, gerçekte çürük bir devletti. Vergilerden, türlü türlü yükümlülüklerden (askerlik hizmeti dahil) bunalmış, satrapların ezdiği halklar, Pers boyunduruğuna karşı ayaklanıyorlardı.

Özgürlük hareketi özellikle Mısır’da güçlüydü. Sayısı ne kadar fazla olursa olsun Pers ordusu savaşma yeteneğinden yoksundu. Temel olarak, satrapların topladığı ve istemeyerek savaşan birliklerden oluşuyordu. Sayısı yirmi bine ulaşan Grek ücretli askerleri kuşkusuz bir güçtü. Ama kendi yurttaşlarına karşı yapılacak bir savaşta bunlara fazla güvenilemezdi.

Nihayet, bizzat satraplar isyana ve yönetimdeki sülaleyi tahttan uzaklaştırmaya kalkışıyorlardı. Gerçekte, son Akhaimenidler değersiz kişilerdi. Kraliçeler ve bunların gözdeleri sarayda önemli bir rol oynuyorlardı. Bunların sonuncularından biri, harem ağası Bagoas üç kralı peş peşe tahta çıkartıp öldürtmesiyle ünlüdür; ama kendisi de dördüncüsü, III. Darius (Dareios) Kodomannos tarafından öldürüldü.

334 yılında, bütün güçlerini Amphipolis’te (Trakya kıyısında) topladıktan sonra, İskender, Hellespontos’a (Çanakkale boğazı) yöneldi. Makedonya ordusunda Hellen askerleri de (yedi bine yakın) vardı. Makedonyalılar, Hellespontos’u geçince, Pers öncülerini Granikos (Biga çayı) yakınlarında bozguna uğrattılar. Bu yengiden sonra, İskender, büyük bir çoğunluğu savaşmadan, kendisini bir kurtarıcı gibi kabul edip teslim olan Küçük Asya Grek kentlerini kolayca ele geçirdi.

Yalnızca Miletos ve Halikarnasos direndiler ve çetin savaşlardan sonra düştüler. İskender ele geçirdiği kentleri değişik biçimlerde kendine bağlıyordu: Kimilerinde nüfusun demokratik katmanlarını kendi davasına çekiyor, kimilerinde rahip sınıfına (örneğin Ephesos’ta ünlü Artemis tapınağı vardı) dayanıyordu. Bazı durumlarda da, eski hükümdarlarla akrabalık bağları kuruyordu. Örneğin kendini Karia’ya Prenses Ada aracılığıyla kabul ettirdi.

Helenistik Krallık ve Yükselişi III.Kısım

arkeoloji defterim


Bizi Takip edin;

Beğen  
Yazar

Hobi olarak Antik dünya'ya merak salmış, ve Okumaktan Paylaşmaktan zevk alan biri olarak bu blogda antik dönemler hakkında bilgiler paylaşmaktayım. en çok merak saldığım uygarlık eski mısır uygarlığıdır Herkese keyifli okumalar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

115 1,510