Menu

Antik Mısır’ın kadersiz firavunları

⏱ 5 dakikada okuyabilirsiniz.

Antik mısır’da bir çok firavun istediği gibi hayatlarını yaşayıp sürdürebilmişler’dir. Ama bunlardan bazıları için aynı şeyleri söylemek çok zor. Peki kim onlar? “

Size Bir kaçından Bahsedelim

Çocuk Kral

Tutankhamun (veya Tutankamon) Genç kral 8 ya da 9 yaşında eski mısırın başına geldi ve eski Mısır’ı 10 yıl yönetmiştir ve ⁣1334-1325 yılları arasında hüküm sürmüş olup, 18 ila 19 yaşları arasında vefat etmiştir.

Akraba evliliğinden doğup kaderi felç olmuş bir gençti. 9 yaşında tahta geçti, yaşı 14 olmadıgı için, çocuk kral diyorlardı…14 olan ise erkek yani artık koca adam sayılıyordu o dönemlerde. Çocuk kral hem fiziksel özürlüydü (ayaklar) hemde ruhsal acılar çekiyor gibiydi, anne ve babasını bile hiç bir şekilde anmamıştı ,arkeologlar kazılarda, birçok mumya bulduklarından, Dna testi yapıp öyle gerçegi gün yüzüne çıkarmışlardı. Tutankhamun’a çok üzüldüğümüz bir gerçek, maalesef çocuktu ve, üvey ablası ile evlendi, bu belki aile geleneği yada aile baskısından oluşuyordu. illaki,17 yaşında baba olacaktı ki, iki kız bebeğide ölü doğdu.

Bastonları, savaş ekipmanları kendisinin hem fiziksel acı içinde olduğunu ama bir okadarda savaşçı ruhu taşıdığını gösterdi. 9 yaşında gelmiş geçmiş tarihin en genç kralıydı,19 yaşında, bazı teorilere göre pusuya düşürülüp öldürülmüştür.

Savaşçı bir kral, dünyaya açılmayı hayal ederken, birden ölmesi cok garipti.. Hazineleri müzelerin elinde gösteriş oldu, kendi bedeni ise müzelerde uyumaya devam ediyor. Acaba uykusu onun Keşfedilmeden önceki kadar güzel miydi? Kim bilebilir. bazen tarihi ellememek gerektiğine, ve yerinde kalması gerektiğine inanılır.

Araştırmacıların Bilgisayarlı tomografi taramalarına göre, 19 yaşında, Tutankhamun özellikle sıtma nedeniyle öldüğü tespit edildi. Sonuçlar, Firavun’un gözle görülür bir aşırı ısırma, kırık alt bacak ve akrabalı çiftleşmenin neden olduğu doğuştan şekil bozukluklarından muzdarip olduğunu belirtti.

III.Ramses Suikastı

MÖ 1155 yılında Mısırlı bir firavunun harem üyeleri, ona suikast düzenlemek için bir komplo kurdular. Ama başarılı oldular mı?

Ramses III’e karşı “harem komplosu”, eski Mısır’ın ölümcül entrikalarla ilgili skandal hikayelerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak bilim adamları, tanrı-kralın saldırıda gerçekten öldürülüp öldürülmediğini belirleyemediler. Şimdi, Ramses III’ün mumyasının yeni bir incelemesi, talihsiz firavunun boğazının kesildiğini buluyor.

Boynu Kalın Ketenle Örtülmüştü Boğazında 7 santimetre genişliğinde, kemik derinliğinde bir kesik herhangi bir belirtiyse, firavunun anında öldürülmüş olabileceğini buldular. Boynu kalın ketenlere sarılmış ve mumyalama işlemi sırasında yaraya bir Horus tılsımı yerleştirilmiş gibi görünüyordu– bu tür tılsımların iyileştirici özelliklere sahip olduğu düşünülüyordu.

Daha kıdemli bir eşten başka bir büyük oğlunu halef olarak seçmişti, görünüşe göre Tiy ve işbirlikçileriyle iyi oturmadığı bir gerçek Ramses III, Firavun’un hain oğlu Pentawere’nin cesedi olabilecek E olarak bilinen başka bir gizemli mumya ile birlikte bulundu. Bir kemik analizi, adamın yaklaşık 18 ila 20 yaşlarında olduğunu gösterdi.

Oğlunun Mumyası Vücudu, bir ceza işareti olarak yorumlanabilecek, ritüel olarak saf olmayan keçi derisine sarılmıştı. Üstelik mumya düzgün bir şekilde mumyalanmamıştı: beyin ve organlar çıkarılmak yerine vücudun içinde bırakılmıştı. Adamın yüzü, sahibi hoş olmayan bir sonla karşılaşmış gibi çarpılmış ve boynunda boğulmayı gösterebilecek sıkıştırılmış deri kıvrımları vardı. Ancak bunun gerçekten Pentawere olduğunu kanıtlayacak kadar güçlü kanıtlar ortaya konulamadı.

Kleopatra intiharı

Kleopatra, Ptolemy XIII onu iktidardan indirince kaçmak zorunda kaldı. Tahtı geri almaya kararlıydı, paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdu ve Roma lideri Jül Sezar’ın arkasını aradı. Roma’nın askeri gücüyle kardeşinin kuvvetlerini yendi, Mısır’ın kontrolünü ele geçirdi ve Jül Sezar’a bir oğul doğurdu. Ölümünden sonra halefi Marc Anthony ile birlikte oldu. Makedon kökenli Kleopatra, Aramice, Mısırca, Etiopik, Yunanca, İbranice ve Latince dahil olmak üzere çok sayıda dilde akıcıydı. Ancak Kleopatra intihar etmekte kararlıydı, bazı teoriler onun kendini zehirli bir yılana kısmen ısırttığını söylemektedir.

Eski tarihçileri ve arkeologları rahatsız eden gizemlerden biri, Kleopatra’nın mezarının yeridir, bu da Kleopatra’nın yaşamına ve ölümüne değerli bir pencere sağlamaya yardımcı olacağına inanılmaktadır.


Kaynakçalar

latimes.com

historyhit

arkeomega

Beğen  
Yazar

Hobi olarak Antik dünya'ya merak salmış, ve Okumaktan Paylaşmaktan zevk alan biri olarak bu blogda antik dönemler hakkında bilgiler paylaşmaktayım. en çok merak saldığım uygarlık eski mısır uygarlığıdır Herkese keyifli okumalar dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

119 5,508